DEPRESYON NEDİR? NEDENLERİ NELERDİR?

Depresyon, esas olarak yaşamdan ve yaşadıklarından zevk alamama halidir. Depresyon yaşayan bir kişi daha önce severek isteyerek yaptığı şeyleri artık yapmak istememeye, yapsa bile bunlardan zevk alamamaya başlar. Yaşama sevincinin yerini “üzüntü, keder, mutsuzluk, isteksizlik, karamsarlık, umutsuzluk ve suçluluk” gibi duygular alır.

Depresyon yaşayan bir kişide duygu değişikliği ve yeni olaylara tepki verebilme kaybolmuştur. Depresyonlu bir kişi normalde sevinç, mutluluk, neşe yaratan bir olayla karşılaştığında duygu değişikliği göstermez. İçinde bulunduğu kederli durumu değiştiremez.

DEPRESYONUN ORTAYA ÇIKMA NEDENLERİ

Günümüzde depresyonun nedenleri kesin olarak bilinmemektedir. Bununla birlikte depresyonun ortaya çıkma nedenini açıklamaya çalışan çeşitli kurumlarda nörobiyolojik, genetik ve psikososyal etmenler ele alınmaktadır. Depresyonun ortaya çıkmasında herhangi bir etmenin tek başına depresyonun ortaya çıkma nedenini açıklayabileceği düşünülmemeli; biyolojik, genetik ve psikososyal etmenlerin karşılıklı etkileşim içinde depresyon gelişimine neden olduğu unutulmamalıdır.

DEPRESYONUN BİYOLOJİK NEDENLERİ

Günümüzde depresyonun biyolojik nedenleri tam olarak bilinmemekle beraber en azından bazı depresyonlu hastalarda tiroit ve böbrek üstü bezi ile ilgili hormonların kan düzeylerinde farklılıklara rastlanması ve bu bezlerle ilgili hastalığı olan bazı hastalarda görülen belirtilere rastlanması, depresyonun ortaya çıkmasında endokrin sistemlerinin rolü olabileceğini düşündürmüştür.

DEPRESYONLU KİŞİLERDE GÖRÜLEN BELİRTİLER

Tüm depresyonlu hastalar için geçerli olabilecek bir belirti listesi yoktur. Belirtilerin hepsi birden her hastada görülmez. Bir hastada var olan belirti diğerinde olmayabilir. Hatta bazı durumlarda birbirinden çok farklı klinik tablolar söz konusu olabilir. Fakat bazı çekirdek belirtiler hemen hemen tüm hastalarda bulur.

Bu çekirdek ve bilinen belirtileri şöyle sıralayabiliriz,

1- Duygu durum değişiklikleri

2- İlgi yitimi ve zevk alamama

3- Suçluluk duygusu

4- İntihar etme düşüncesi

5- Bunaltı, sıkıntı, endişe, korku, gerginlik

6- Uyku bozukluğu.

7- Unutkanlık ve konsantrasyon güçlüğü

8- Enerji yitimi

9- Herhangi bir bedensel hastalıkla ilişiği bulunmayan ağrılar

10- İştah değişiklikleri

11- Zihinsel ve bedensel etkinliklerde azalma

Depresyon, esas olarak yaşamdan ve yaşadıklarından zevk alamama halidir. Depresyon yaşayan bir kişi daha önce severek isteyerek yaptığı şeyleri artık yapmak istememeye, yapsa bile bunlardan zevk alamamaya başlar. Yaşama sevincinin yerini “üzüntü, keder, mutsuzluk, isteksizlik, karamsarlık, umutsuzluk ve suçluluk” gibi duygular alır.

Depresyon yaşayan bir kişide duygu değişikliği ve yeni olaylara tepki verebilme kaybolmuştur. Depresyonlu bir kişi normalde sevinç, mutluluk, neşe yaratan bir olayla karşılaştığında duygu değişikliği göstermez. İçinde bulunduğu kederli durumu değiştiremez.

DEPRESYONUN ORTAYA ÇIKMA NEDENLERİ

Günümüzde depresyonun nedenleri kesin olarak bilinmemektedir. Bununla birlikte depresyonun ortaya çıkma nedenini açıklamaya çalışan çeşitli kurumlarda nörobiyolojik, genetik ve psikososyal etmenler ele alınmaktadır. Depresyonun ortaya çıkmasında herhangi bir etmenin tek başına depresyonun ortaya çıkma nedenini açıklayabileceği düşünülmemeli; biyolojik, genetik ve psikososyal etmenlerin karşılıklı etkileşim içinde depresyon gelişimine neden olduğu unutulmamalıdır.

DEPRESYONUN BİYOLOJİK NEDENLERİ

Günümüzde depresyonun biyolojik nedenleri tam olarak bilinmemekle beraber en azından bazı depresyonlu hastalarda tiroit ve böbrek üstü bezi ile ilgili hormonların kan düzeylerinde farklılıklara rastlanması ve bu bezlerle ilgili hastalığı olan bazı hastalarda görülen belirtilere rastlanması, depresyonun ortaya çıkmasında endokrin sistemlerinin rolü olabileceğini düşündürmüştür.

DEPRESYONLU KİŞİLERDE GÖRÜLEN BELİRTİLER

Tüm depresyonlu hastalar için geçerli olabilecek bir belirti listesi yoktur. Belirtilerin hepsi birden her hastada görülmez. Bir hastada var olan belirti diğerinde olmayabilir. Hatta bazı durumlarda birbirinden çok farklı klinik tablolar söz konusu olabilir. Fakat bazı çekirdek belirtiler hemen hemen tüm hastalarda bulur.

Bu çekirdek ve bilinen belirtileri şöyle sıralayabiliriz,

1- Duygu durum değişiklikleri

2- İlgi yitimi ve zevk alamama

3- Suçluluk duygusu

4- İntihar etme düşüncesi

5- Bunaltı, sıkıntı, endişe, korku, gerginlik

6- Uyku bozukluğu.

7- Unutkanlık ve konsantrasyon güçlüğü

8- Enerji yitimi

9- Herhangi bir bedensel hastalıkla ilişiği bulunmayan ağrılar

10- İştah değişiklikleri

11- Zihinsel ve bedensel etkinliklerde azalma

14- Kendine güvenin azalması

PEKİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Uygun bir biçimde tedavi edildiğinde depresyon günümüzde en çok başarıyla sonuçlanan hastalıklardan birsidir. Fakat çok yaygın olan yanlış inançlar ve bilgi eksikliği nedeniyle uygun bir tedavinin yürütülemediğine çok sık rastlanır. Uygun tedavinin birinci olmazsa olmazı tedavinin bir hekim tarafından yürütülmesidir. İkinci olmazsa olmaz ise eğer hekim tarafından ilaç tedavisi uygun görülmüşse bunun yeterli süre ve düzenli bir şekilde kullanılmasıdır.

Çok sık görülen yanlış uygulamalardan birisi iyileştiğini düşünen ya da yakınları tarafından sürekli ilaç kullanmaması gerektiği telkin edilen bir hastanın ilacı çok erkenden kesmesidir. Hasta iyileştiğinde doktorun tavsiye ettiği dozdan daha düşük dozda ilaç kullanılması ya da süreden önce ilacın bırakılması durumunda depresyonun tekrarlama olasılığı çok yüksektir.